top of page

Ludwig van BEETHOVEN

17 Aralık 1770 - 26 Mart 1827

 

Neo-Klasik protreleri ile tanınan Alman ressam

Joseph Karl Stieler'in (1781-1858) 1820 yılında,

Bavyera Kraliyet ressamıyken yaptığı ve en bilinen

çalışması olan Beethoven portresi. 

Senfoni No.4, Si bemol Majör, Op. 60

 

Eserin bölümleri:

     Adagio - Allegro vivace

     Adagio

     Allegro vivace – Trio: un poco meno allegro

     Allegro ma non troppo

 

Beethoven genellikle, Fransız devrimi etkisinde efsaneleşmiş, âdeta Cumhuriyet’in savunucusu olan muzaffer bir asker tutumu takındığı Üçüncü Senfonisi (Eroica) ve Beşinci Senfoni’si ile hatırlanır. Beethoven’ın bu yönü hafızalara kazınmış olsa da, aslında bunun yanı sıra bir de Altıncı Senfoni (Pastoral) bulunmaktadır. Oysa Beethoven’ın sevecen, hassas, oldukça lirik ve alışılmışın dışında bir biçimde bizim onunla eşleştirmeyi tamamen unuttuğumuz bir de “mizah anlayışı” vardır. Öyle ki, Joseph Haydn’ın ekolünde (Birinci Viyana Okulu), Mozart’tan hemen sonra Haydn’ın öğrencisi Beethoven gelir. Haydn, Veda Senfonisi ve Sürpriz Senfoni’sinde nazikçe, esprili ve nüktedan bir tavırla Prens Esterhazy’e derdini anlatan, oldukça neşeli ve muzip olabilen bir besteciydi. Ancak bu neşeli büyük öğretmenin yanında, hep asık suratlı ve idealleri olan erişilemez bir Beethoven’ı hatırlamaya eğilimliyizdir. Bu klasik Beethoven karakterinin aslında pek de böyle olmadığı 32 piyano sonatlarında da açıkça görülür ki aslında üç karakterin bir arada vuku bulmuş halidir: Trajik Beethoven, lirik Beethoven ve bir de komedyen Beethoven!

 

Bunun bir benzeri, senfonileri için de söylenebilir. Özellikle de Dördüncü Senfoni’si için! Beethoven 1792 yılında Viyana’ya gitmiş ve orada ünlü besteci Joseph Haydn’ın öğrencisi olmuştu. Burada eğitim gördüğü sürede Haydn’ın ilgisini ve desteğini kazanmıştır. Daha sonraları Haydn hakkında, “O’ndan hiçbir şey öğrenmedim” demişse dahi, bu eserinde (o sıralarda aynı zamanda Beşinci Senfonisi’ni yazarken) Haydn’ın sürprizlerle dolu mizacından izler taşıdığı rahatça görülür. Kimilerine göre Dördüncü Senfoni, iki dev orkestra eserinin arasında kalmış çelimsiz bir haldedir.

Ancak bir başka büyük besteci Hector Berlioz, bu eser için şöyle söyler:

“Beethoven burada daha küçük zirvelere ve daha az kasvetli olana geri dönmek amacıyla, kesinlikle kolaya kaçmadan, övgüyü ve ağıtı tamamen terk etmiştir. Eser genel olarak canlı, insanı tetikte tutan ve tanrısal bir güzelliğe ve tatlılığa sahiptir.”

Estetik açıdan konuşmak gerekirse, bu eser, aslında Diyonisos'cu yanı meşhur olan büyük bestecinin Apollon'cu yanını yansıtmaktadır. Oldukça kuralcı, simetrik ve yapı odaklı belirli bir Klasisizm’in hükmü altında atletik bir güçle dolup taşmakta, hem derin düşüncelere hem de mizaha yer vermektedir.

Eserin yazılış tarihine bakmak gerekirse, Eylül 1806'da besteci, Yukarı Silezya'daki Kont Franz von Oppersdorff'un evinde (şimdi Polonya'da) bir ziyaretçi olarak bulunduğu sırada saray orkestrası tarafından kendi İkinci Senfoni'nin bir temsiliyle onurlandırıldı. Kont, çok geçmeden yeni bir senfoni siparişinde bulundu ve Beethoven o sıralarda Beşinci'ye başlamış olmasına rağmen, Dördüncü olacak olan eser için bunu bir kenara bıraktı.

Açılış bölümünde, Haydn etkisi açıkça görülmektedir, belki Haydn’ın “Yaratılış Oratoryosu” bir ilham kaynağı olmuş olabilir ancak ağır ve huşu içindeki başlangıç Beethoven’ın sıkça başvurduğu bir yöntemdir. Allegro vivace, açılıştaki karanlık düşüncelerden bizi kurtarır. Burada kullanılan melodi unutulmaz bir yapıya sahiptir. Temalardaki ritmik devinim etkileyici olduğu gibi, müziği devamlı olarak ileriye taşımakta ve akıcılık sağlamaktadır.

İkinci bölüm, ana teması ve klarnetteki tamamlayıcı soloya rağmen yine bu ileriye doğru hareketi sürdürür. Bununla birlikte, bu bölümün beklenmedik bir anda gelen minör-tondaki öfke patlaması, ana temanın üçüncü gelişini kesintiye uğratan karanlık bir tarafı da bulunur.

Üçüncü bölüm (böyle adlandırılmamış olsa bile) Scherzo biçimindedir. Geleneksel olarak iki bölümden oluşmaktadır ve ikinciden sonra ilki yeniden duyurulmaktadır. Ancak Beethoven bu senfonisinde ilk defa olarak bu şemayı genişletmiştir ve buna göre ilk bölüm üç kez ve ikincisi iki kez duyulmaktadır. İkinci duyuluşta nefesliler üzerinden duyulan melodiye yaylılar da eşlik eder. İlerleyen kısmındaysa, kornolardan gelen öfkeli bir patlama ilk bölümü sona erdirir.

Şakacı hava, final bölümünde on altılık notalarla aceleci biçimde sürdürülmüştür. Aceleyle giriş yapan tema ve dinleyicileri uyanık tutan gelişme bölümünün ardından beklenen şey orkestranın kapanış temaları için yine bölümün başında duyulan ilk temanın gelmesidir. Ancak Haydn’dan yalnızca senfonik şemalar değil, aynı zamanda enstrümanlara ait şakaları da devralınmıştır: Beethoven temayı tek bir fagot (dolce işaretiyle) için yazar ve ardından hız kesmeden tüm orkestra ile kapanışa ulaşır.

 

En açık şekilde, sondan hemen önce ana temanın yavaşlatılmış bir versiyonu duyurulur ve eser Beethoven’a yakışır bir güç ve karakterle son bulur.

Bu küçük senfoni, komşuları olan Üçüncü ve Beşinci Senfoni arasında kalmış olabilir ancak yine de senfonik açıdan doyurucu ve oldukça zengin bir Beethoven eseridir.

 

Program Notu: Erdinç Yalınkılıç

beethoven.jpg
bottom of page